Patnos Rehberim Patnos BAL

Kuran-ı Kerime Göre İnsan

كُنتُمْ خَيْرَ أُمَّةٍ أُخْرِجَتْ لِلنَّاسِ تَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَتَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنكَرِ وَتُؤْمِنُونَ بِاللّهِ وَلَوْ آمَنَ أَهْلُ الْكِتَابِ لَكَانَ خَيْرًا لَّهُم مِّنْهُمُ الْمُؤْمِنُونَ وَأَكْثَرُهُمُ الْفَاسِقُونَ

Siz, insanlar için ortaya çıkarılan, doğruluğu emreden, fenalıktan alıkoyan, Allah'a inanan hayırlı bir ümmetsiniz. Kitap ehli inanmış olsalardı, kendileri için daha hayırlı olurdu; içlerinde inananlar olmakla beraber, çoğu yoldan çıkmıştır.(Âli İmrân Suresi; Sure 3, Ayet 110).

İmal edeceği bir bomba ile dünyayı yok edebilecek kadar güçlü, burnundan girecek bir  sivrisineğin ,beynini tahrip edebilecek kadar zayıf, malik olduğu servetinde ,sınır tanımıyacak ölçüde tamahkar ,öldüğünde , 12 metre bezden başka bir şey gütürmeyecek kadar biçare ,fiziki olarak yaşlanmasına rağmen,hayalleriyle gençliğini sürdüren ,uzun yıllar yaşasa bile, beklemediği bir anda  ölüme yakalanacak kadar bi haber,kendi iradesiyle gelmediği dünyadan,yine kendi isteği dışında göç eden, biçare canlıya insan denir.

İnsanoğlunun yaratılışı,aşağıdaki ayet-i kerimede şöyle anlatılır.

هُوَ الَّذِي خَلَقَكُم مِّن تُرَابٍ ثُمَّ مِن نُّطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ يُخْرِجُكُمْ طِفْلًا ثُمَّ لِتَبْلُغُوا أَشُدَّكُمْ ثُمَّ لِتَكُونُوا شُيُوخًا وَمِنكُم مَّن يُتَوَفَّى مِن قَبْلُ وَلِتَبْلُغُوا أَجَلًا مُّسَمًّى وَلَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ

 Sizi topraktan, sonra nutfeden, sonra kan pıhtısından yaratan; sonra erginlik çağına ulaşmanız, sonra da yaşlanmanız için sizi bebek olarak dünyaya çıkaran O'dur. Kiminiz daha önce öldürülür, kiminiz de, belirtilmiş bir süreye ulaşırsınız. Belki artık düşünürsünüz.( MÜMİN SÜRESİ  40/67 AYET).

        Başlangıç topraktır. Bundan anlıyoruz ki, yer yüzündeki bütün hayatın temeli toprağa dayanmaktadır.sonra nufte,sonra kan pıhtısından yaratıyor, sonra ergenlik çağına ulaştırıyor sonra da yaşlandırıyor veya daha önce öldürüyor.

Bu merhalelerin hepsi de ,bizim düşünmemiz için birer ibret levhalarıdır. Bu oluşumun mahiyetini de  Allah (c.c.)’tan başka kimse bilemez.

Buradan anlıyoruz ki, yüce Allah (c.c.)insan oğlunu çok basit şeylerden yaratmıştır.Buda hem Allah (c.c.)’ın yaratıcılık gücünü,hemde insanın  basitliğini ortaya koymaktadır.

      İnsan oğlunun ilk defa yaratılışındaki ham madde toprak,ilk yaratılan insan da Hz. Adem (a.s.)dir. Bundan sonra insanın meniden yaratılmış olması toprak tan yaratılmadığını göstermez. Kısaca özetlemek gerekirse ; insan oğlunun yaratılışının kaynağı menidir, buda fiziki olarak hoş bir madde değildir.

       İnsanoğlunun maddi yapısı incelendiğinde, yaşadığı müdetçe,pislik makinası gibi çalıştığı göze çarpar. Yani Allah (c.c.)’in vermiş olduğu temiz nimetleri tükettir. Bir müdet sonra posasını dışarıya atar. Öldüğü zamanda  korkunç hale gelir.Onun için acele defn edilmesi gerekir.Zira ölmüş bir kişiyi, cenaze olarak, karısına bir hafta misafir edelim deseniz , ömür boyu onunla yaşadığını unutup,cenazesinden korkmaya başlar.Bu korkuyu bastırmak için de ,başka akrabalarını evine çağırır. Yaptığımız inceleme, insanoğlunun maddi yapısını ihtiva etmektedir.manevi yapısı ise, aşağıdaki ayet-i kerimede şöyle beyan edilmektedir.

                                        لَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنسَانَ فِي أَحْسَنِ تَقْوِيمٍ

                       Biz insanı en güzel şekilde yarattık,( TİN  SÜRESİ 95/4 AYET).

               Yani insanoğlu, yaratılışı biçimlendirme, boy, pos, yüz hatları ve davranışları bakımından , en güzel bir biçimde yaratılmış, diğer canlılarda olmayan sıfatlarla da techiz edilmiştir. Yer yüzünün halifesi sayılmış, kendinden başka bütün yaratılanlar, ona emanet edilmiştir. Bundan dolayı, mevcudu birleştirip yapma veya mevcut olanı yok etme göcüne sahiptir. Bu yönüyle meleklerden de üstündür. İnsanın yaratılışındaki maddi ve manevi yönünü göz önünde  bulundurup, bu ikisi arasındaki ince çizgiyi değerlendirdiğimiz zaman şu kanata varıyoruz. İnsanoğlu basit yaratılmıştır.Bu durum yüce Allah’ın yaratıcılık göcünü gösterir. O isterse en basit maddelerden,en kıymetli şeyleri yaratır. Bununla beraber insanoğlu,vasıfları bakımından yaratılmışların en güzeli ve en üstünü olarak,takdim edilmiştir. İşte bu üstünlüğün de bir şartı vardır. Bu şartı yüce Mevla, aşağıdaki ayette şöyle açıklamaktadır;

كُنتُمْ خَيْرَ أُمَّةٍ أُخْرِجَتْ لِلنَّاسِ تَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَتَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنكَرِ وَتُؤْمِنُونَ بِاللّهِ وَلَوْ آمَنَ أَهْلُ الْكِتَابِ لَكَانَ خَيْرًا لَّهُم مِّنْهُمُ الْمُؤْمِنُونَ وَأَكْثَرُهُمُ الْفَاسِقُونَ

Siz, insanlar için ortaya çıkarılan, doğruluğu emreden, fenalıktan alıkoyan, Allah'a inanan hayırlı bir ümmetsiniz. Kitap ehli inanmış olsalardı, kendileri için daha hayırlı olurdu; içlerinde inananlar olmakla beraber, çoğu yoldan çıkmıştır.(Âli İmrân Suresi; Sure 3, Ayet 110).

Yani iyiliği emr eder , kötülükten insanları sakındırır, Allah (c.c.)’a iman eder ve imanımızın gereğini yaparsanız, en hayırlı ümmet sizsiniz. Böyle olursanız, seçilmiş insan olma sıfatını korumuş olursunuz denilmektedir. Yukarıdaki mesuliyetleri üstlenen insan,zaman zaman bunalımlara,güçlüklere düşecek, stresli hayat yaşayacaktır.

Tıklanma 2903 defa

BU KATEGORİDE OLAN YAZILAR | PATNOS REHBERİM


İslam' da Süslenme ve Estetik Müdahaleler 3 Ayların Önemi
Harun Köçer

 

www.patnosrehberim.com | This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

TAVSİYE ETTİKLERİMİZ

  • Varsayılan
  • Başlık
  • Tarih
  • Rastgele